9 Ekim 2014 Perşembe
29 Eylül 2014 Pazartesi
SEGOVİA/ZAFER ŞEHRİ
18 YÜZYIL KENTE SU TAŞIDI
| Eski şehrin dışından Segovia Sukemeri |
Segovia, İspanya'nın tarihi
kentlerinden biri. (Tarihi olmayan var mı?) Başkent Madrid'e bir saat uzaklıkta. Eski
Kastilya Krallığı'nın izlerini taşıyor.
Segovia'nın adı Celtiberian kökenli.
Kelt ağırlıklı ilk sakinleri kente Segobriga demişler. Sego
“zafer” briga “kent” anlamına geliyor. Burası Zafer Kenti,
yani Muzzafer şehir. Endülüs'teki hâkimiyetleri sırasında Araplar
ise kenti Siqūbiyyah diye
anmışlar. Dünyanın en eski ve en iyi korunmuş
sukemerlerinden biri de burada. İlginç olan bu sukemerinin
yaklaşık 18 yüzyıl kente su taşıması...
7 Eylül 2014 Pazar
BABAKALE / 332 YILDA BİTEN BALIKÇI BARINAĞI
LALE DEVRİ'NDE BAŞLADI 21. YÜZYILDA BİTTİ
Anadolu'nun
en batı ucu Baba Burnu'nda 1679'da yapımına başlanan balıkçı
barınağı 2011'de tamamlandı.
Burası
Anadolu topraklarının en batı noktası, Asya'nın ucu. Baba Burnu diye okuduk
kitaplarda. Oysa burada Türkiye'nin en iyi korunmuş kalelerinden
biri var. Burundaki köyün adı bu nedenle Babakale. Üstelik
Osmanlı'nın bu son kalesi düşmana karşı değil korsana karşı
yapılmış. İşte kalenin ve balıkçı barınağının hikâyesi:
13 Ağustos 2014 Çarşamba
PİSA/PİSA'NIN ÇAPULCUSU
BİZİM MAHMUT
"Bizim Mahmut", İtalya'nın dünyaca bilinen Pisa Kulesi'nin bulunduğu alanın girişindeki çoğunluğu Bangladeşli hediyelik eşya satıcılarından biri. O Pisa'nın çapulcusu.

İtalya'daki Pisa Kulesi'nin bulunduğu Piazza dei Mirocolide'nin (Mucizeler Meydanı) girişinde sıra sıra hediyelik eşya satıcıları bulunuyor. Bunlardan biri de Mahmut, Türk rehberlerin deyişiyle "Bizim Mahmut"
Mahmut engellidir ve çocuklarına bakmak zorundadır. Türkler'i de çok sever. Türk turistlere pazarlık etmeden anında indirim yapar. Rehberlerle de arası iyidir. Rehberler, misafirlerini Mahmut'a yönlendirirken, bir yandan da birbirlerine önerirler. Zamanla Mahmut'la Türkler özdeşleşir.
ÇARE TÜRK BAYRAĞI
Bunun üzerine diğer satıcılar da Türkler'e indirim yapmaya başlar. Mahmut ayrıcalığı öne çıksın diye bir Türk bayrağı bulur ve Türk rehberleri görür görmez bayrağı dükkânının önüne asar. Tabii ki diğer satıcılar da birer Türk bayrağı edinirler. Türk turistler geldiğinde Piazza dei Mirocolide'nin girişi Türk bayraklarıyla donanmaya başlar.
BU KEZ ATATÜRK'LÜ BAYRAK
Mahmut, yeni bir çare aramaya başlar. Bir Türk'ün kendisine getirdiği üzerinde kalpaklı Atatürk resmi olan bayrakla yeniden öne çıkar. Bu bayrağı bulmak biraz zordur ama bir süre sonra bulanlar olur.
EN SONUNDA ÇAPULCU OLDU
Mahmut çaresizdir. Türkiye'de ise Gezi Parkı olayları gündemin baş sırasında yer almaktadır. Gelen turistlerin dilinde "Her yer Taksim, her yer direniş" sloganı vardır. Ne olduğunu sorar. Anlatırlar. Birini köşeye çeker ve kağıda "Her yer Taksim, her yer direniş" yazdırır. Artık o Pisa'nın çapulcusudur.*
LÜZUMİ BİLGİLER
ASLINDA ÇAN KULESİ
İtalya'nın kuzeyinde, Toscana bölgesindeki Pisa Kulesi, aslında aynı adı taşıyan kentin katedralinin çan kulesi. 1372'de tamamlanan kule, bitiminin hemen ardından, zeminin yumuşaklığı nedeniyle güneye doğru eğilmeye başlamış. Yılda milimetrenin 10'da 7'si kadar eğilen kule, sütun dizilerinden oluşuyor. Çanların bulunduğu yere ulaşmak için 294 basamak çıkmak gerekiyor. Kule ve katedralin bulunduğu meydanda, vaftizhane de var.
* Hikâye rehberden, fotoğraflar benden. Mahmut'u sorarsanız, biz görmedik. Artık işçi çalıştırıyor :)
5 Ağustos 2014 Salı
OHRİD / GUTENBERG’TEN BUGÜNE
M.Ö 2’NCİ YÜZYILLA 15’İNCİ YÜZYIL ARASINDA
Bu dükkânda M.Ö. 2. yüzyıldan kalma teknikle üretilen kağıtlara, 15’inci yüzyıl
tekniğini kullanan makinede baskı yapılıyor.
Makedonya’nın aynı adı taşıyan gölün kenarındaki Ohrid kenti. Osmanlı döneminde camiye çevrilen ortaçağdan kalma Aya Sofya Kilisesi, M.Ö. 3’üncü yüzyıldan kalma amfitiyatro ve Çar Samuel Kalesi’nin bulunduğu tepeye çıkan yollar daracık. Öyle ki en geniş yolda bile iki otomobil karşılaşınca sorun olabiliyor. İki yanda Osmanlı-Türk mimarisiyle inşa edilen cumbalı binalar. Bir çok kişi burayı Safranbolu’ya benzetiyor. Zaten Ohrid ile Safranbolu kardeş şehir.
Sokakta iki küçük vitrin ilgi çekiyor. Birinde el yapımı deri eşyalar, diğerinde eski görünümlü kağıtlara basılmış Ohrid konulu ya da dini sembollerin bulunduğu resimler var. Üzerinde, “Hand made paper” yazıyor. Tam adı: National Workshop for Handmade Paper “St. Kliment Ohridski” Vitrini gibi dükkan da küçük. 15-16 metrekare civarındaki atölyede bir yandan kâğıt imal edilirken, bir yandan baskı yapılıyor.
18 Temmuz 2014 Cuma
BOCCA DELLA VERİTA / MERMERİ TÜRKİYE'DEN
GERÇEĞİN AĞZI
Bocca Della Verita, İtalya'nın başkenti Roma'da antik çağdan kalma devasa bir mask. Santa Maria in Cosmedin Kilisesi'nin girişindeki duvarda yer alıyor. 2.200 yıllık olduğu düşünülen Bocca Della Verita ile ilgili birçok efsane, birçok öngörü var. Uzmanlar 19 santimetre kalınlığında, 175 santimetre çapındaki eserin Frigya'dan* yani Türkiye'den gelen Povanozzetto mermerinden yapıldığını söylüyor. Bir çeşme ya da rögar kapağı olduğu düşünülse de 1200 kiloluk mask, "dünyanın ilk yalan makinesi" olarak biliniyor. Adı da bunu anlatıyor zaten. Bocca Della Verita, "Gerçeğin Ağzı" demek. Dünyada bilinen İngilizce adı da aynı anlamda: "Mouth of Truth"
15 Temmuz 2014 Salı
HARABATİ BABA TEKKESİ/TEKKEDE DİSCO
'SERVER'Dİ 'SERSEM' OLDU
Makedonya'da
bir zamanlar sayıları 20'ye ulaşan 3 Bektaşi tekkesinden biri:
“Harabati Baba Tekkesi”. Diğer adıyla “Sersem Ali Paşa Tekkesi”.
Kurucusu bir zamanlar “Server Ali Paşa” denilen
Sersem Ali Baba.
Server
Ali Paşa ya da Sersem Ali Paşa ya da Server Ali Baba. “Muhteşem
Yüzyıl”dan hatırladığımız Kanuni'nin ilk erkek çocuğu
Mustafa'yı doğuran Mahidevran Sultan'ın ağabeyi. Dolayısıyla
saraya ve Kanuni'ye çok yakın. Devlet kademesinde mîr-i miran yani
beylerbeyi rütbesine kadar yükselmiş, vezir olmuş. Server, yani
reis, yönetici diye anılmaya başlamış. Muhtemelen
çevresindekilerden etkilenerek, rivayete göre rüyasında gördüğü
için Bektaşi olarak yaşamını sürdürmek istemiş.NEMİ /CALIGULA'NIN GEMİLERİ
NEMİ /CALIGULA'NIN GEMİLERİ
ROMALILAR BATIRDI MUSSOLİNİ ÇIKARDI NAZİLER YAKTI
İtalyan jet-sosyetesinin vazgeçilmez mekanlarından aynı adı taşıyan gölün kıyısına kurulu Nemi tarihin her döneminde, Lazio bölgesinin gözde yerleri arasında yer aldı. Roma İmparatoru Caligula’nın yaptırdığı dev gemiler, ölümünden sonra batırıldı. Gemiler, Rönesans’ta yeniden hatırlandı. Gölde, ağlara takılan birkaç metal parça akıllarda sorulara yol açtı. Yıllar sonra Mussolini’nin emriyle gemiler gün yüzü gördü. Ancak kısa süre sonra bölge Almanlar tarafından istila edildi. Naziler, bölgeyi terk ederken, mucize eseri, Amerikan bombardımanlarında hasar almayan gemileri ateşe verdi. Şimdi İtalyanlar gemilerin enkazını diriltmeye çalışıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





