13 Haziran 2016 Pazartesi

BÜKREŞ/YENİDEN DOĞUŞUN SEMBOLÜ

KÜRDANA SAPLANMIŞ PATATES Mİ, ZEYTİN Mİ YOKSA  YENİDEN DOĞUŞ ANITI MI


Romanya’da komünist dönem, Devlet Başkanı Nikolay Çavuşesku  ve eşinin ölümüyle sonuçlanacak bir ayaklanmayla bitti. Ayaklanmanın ateşlendiği ve bugün Devrim Meydanı (Piata Revolutie) denilen alanda yüzlerce kişi yaşamını yitirdi. Rumenler, burada ölenlerin anısına meydana “Yeniden Doğuş” (Memorialul Renașterii) anıtını diktiler. Diktiler dikmesine ama anıt bir çok kişiyi memnun etmedi. Kimi onu kürdanın ucundaki patatese, kimi şişe geçirilmiş ete benzetti.

15 Mayıs 2016 Pazar

AMALFİ KIYILARI/YÜRÜYÜŞ ROTASINDAKİ MUCİZE

KARTAL YUVASINDAKİ MUCİZELER KİLİSESİ


Fotoğraf: www.positano.com 



Amallfi Sahilleri’nde yer alan Maiori’deki Il Santuario dell’Avvocata denizden 1047 metre yükseklikteki bir dağda. Burası Mucizeler Kilisesi olarak biliniyor. Anlatılan o ki kilisenin kuruluşuna da bir mucize neden olmuş. Denizden de karadan da kartal yuvası gibi görünen kilisenin hikâyesi genç bir çobanla başlıyor, Papa Jean Paul II'nin kiliseyi ziyaretiyle sürüyor. Kayalıkların tepesindeki kilise, yürüyüşçüler için de zorlu ve bir o kadar güzel parkurlardan biri.

27 Nisan 2016 Çarşamba

SOFYA/BİTMEYEN TARTIŞMA


LENİN’İN YERİNE SEKSİ SOFİA





Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da 45 yıl süren komünist dönemin ardından kaldırılan Lenin heykelinin yerine dikilen Sveta Sofia heykeliyle ilgili tartışma bitmek bilmiyor. Bulgarlar “Sveta” yani “kutsal” Sofia anıtını fazla seksi bulurken, anıtı yapan sanatçı, kendini Sveta Sofia’nın “bilginin kutsallığı”nı anlattığını söyleyerek savunuyor.

10 Nisan 2016 Pazar

BRAN KALESİ/SAHİBİNDEN SATILIK DRAKULA ŞATOSU




DRAKULA GARSONUN OLSUN


Tarihimizde “Kazıklı Voyvoda” olarak bilinen Vlad Tepeş, 1897’de a bir romana konu olduğunda Romence’de “şeytan” anlamındaki aile adı Drakula edebiyat dünyasındaki yerini aldı. Vampir Drakula’yı anlatan kitap, defalarca filme çekildi. Tarihin tozlu raflarındaki voyvoda da aniden tüm dünyada ünlendi. Bu ün, yaşamında bir kaç kez uğradığı Macaristan’ın Braşov bölgesindeki Bran Kalesini “Drakula’nın Şatosu” olarak cazibe merkezi haline getirdi. Töton şövalyelerinden bu yana ağırlıklı olarak gümrük binası olarak kullanılan kalenin ziyaretçileri, şimdilerde bölgenin neredeyse tek geçim kaynağı. Söz konusu para olunca “olmaz” olmuyor tabii. Paraya kıyarsanız, Drakula’nın size servis yaptığı bir masada yemek yemeniz mümkün. Hatta çok paranız ve vampir fantezileriniz varsa Drakula’nın şatosunu satın alabilirsiniz.

6 Mart 2016 Pazar

NAPOLİ/PULCINELLA


KARAGÖZ’ÜN İTALYAN AKRABASI

Onun adı Pulcinella. Kimi zaman elinde bir çalgı var, kimi zaman pizza. Ama değişmeyen aksesuvarı gözleriyle burnunu kapatan siyah mask. İddiaya göre biri size küçük bir biblosunu hediye ederse, başınıza gelecek her kötü şey onun başına geliyormuş. Aslında o İtalyan halk tiyatrosu Commedia dell’Arte’nin en klasik karakterlerinden biri. Dünyada bir çok benzeri var. Türkiye’den de “Karagöz”ü onun benzeri olarak sayıyor tiyatro yazarları. Bazı kuklacılara göre ise onun Türkiye’deki akrabası İbiş. Buyrun Pulcinella’yla tanışın. *

6 Şubat 2016 Cumartesi

KARLOVY VARY/BECHEROVKA

'KRALIN BANYOSU’NDAN DÜNYA MARKASI ÇIKTI


Dr. Becher diyorlarsa da aslında doktor değildi. Otlardan ilaçlar yapan bir eczacıydı, otacıydı. Takvimler 1700’leri gösteriyordu. Bohemya’da, Almanca “Karl’ın Banyosu” anlamına gelen Karlsbad’da, yaşıyordu. Şimdiki adı Carlovy Vary olan Kral Karl tarafından kurulan, dünyaca ünlü isimlerinin ziyaret ettiği Çek Cumhuriyeti’nin kaplıca kentinde.
İlaçların yanı sıra likörler de yapıyordu Josef Vitus Becher (1769-1840). İlaçları, likörleri ve yurtdışından getirttiği baharatları dükkânında satıyordu. Mide rahatsızlıklarına ve soğuk algınlığına karşı yaptığı içinde karanfil, tarçın, anason, zencefil, yasemin dahil bir çok bitki ile alkol bulunan ilacına  rağbet aniden artınca ne olduğunu anlayamadı. Artık gelenler bir kaç litre satın alıyordu. Sonra yöre halkının Orta Avrupa’nın soğuk kış gecelerinde ilacı içki olarak kullandıklarını anladı. İyi geliyordu, içenin içini ısıtıyordu. Bunun üzerine ilacın içeriğini biraz değiştirdi. 1794’te artık elinde içki olarak sattığı bir ürün vardı.

13 Ocak 2016 Çarşamba

SINAIA'NIN ALTINLARI/PELEŞ KALESİ


SİNAİA'NIN GİZEMLİ ÖYKÜSÜ


Prusya askeriyken Romanya Kralı olan bir Alman asilzadesinin rivayetlerle dolu yazlık sarayının ve tarihçilerin yıllardır üzerinde tartıştığı, tarihi olup olmadığı bile bilinmeyen kurşun levhaların hikâyesi bu.

16 Aralık 2015 Çarşamba

AVRUPA'DA VEBANIN İZİNDE


VEBA'DAN KURTULUŞA ÜÇ SEMAVİ DİNİN SEMBOLÜYLE ŞÜKRETTİLER

Viyana veba anıtı

Kara ölüm veba. 1300'lerin ve 1700'lerin ortasında iki kez Avrupa'nın başına bela oldu. Öylesine bir bela ki Avrupa nüfusunu kırdı geçirdi. Binlerce insanın ölümüne yüzlerce ailenin yok olmasına neden olan veba 1700'lerdeki salgınla Avrupa ülkelerinin belleğine kazındı. Bugün bile başta Orta Avrupa olmak üzere bir çok ülkenin birden fazla kentinde veba anıtlarını görmek mümkün. Hatta veba anıtlarının ya da sütunlarının izini sürerek, büyük bir Avrupa turu bile yapabilirsiniz.

21 Ekim 2015 Çarşamba

KOTOR/MERYEM'E ADANAN ADA


TAŞ ATA ATA ADA OLUR


Damlaya damlaya göl olur mu bilinmez ama taş ata ata ada olur. Herkes Karadağ'da 'lüks'e adanmış Sveti Stefan adasına baka dursun az ilerde Hırvatistan sınırları içinde bir minicik bir ada daha var. Çok daha mütevazı bir ada. Üzerinde sadece bir kilise ve küçük bir hediyelik eşya dükkânı var. Kotor Körfezi'ndeki ada Meryem'e adanmış. Ama daha ilginci bu adanın taş taş üstüne konarak oluşturulma hikâyesi.

4 Ekim 2015 Pazar

POMPEİ/TİCARETİN GİZLİ ADRESİ

ANTİK ÇAĞ'DA TİCARET GENELEVDEN GEÇER


Antik Çağ'da her liman kentinde bir genelev var ve bu genelevler ticaretin bel kemiği. Çünkü gelen giden mallar, fiyatlar gibi tüm günlük bilgilere ve hatta gizli bilgilere ulaşılabilecek en iyi yer genelevler. Yani Antik Çağ'da ticaret genelevden geçiyor.

3 Temmuz 2015 Cuma

DUBROVNİK/DÜNYANIN İLK YETİMHANESİ


ARİSTOKRATLAR GÜNAH İŞLEYİNCE





Dünyanın bir çok ilkine imza atan Hırvatistan'ın Adriyatik sahilindeki Dubrovnik kenti, ilk yetimhanenin de açıldığı yer. Yok yok buradaki yetimhane savaş sonrası kıtlıktan, her hangi bir yokluktan değil sosyolojik, daha doğrusu dini bir nedenle var.

16 Haziran 2015 Salı

SIENA / MERYEM'İN KORUYUCU PELERİNİ






BELEDİYE BİNASINDA PAGAN ETKİLERİ


Siena, İtalya'nın Toscana bölgesinde, UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası Listesi'ne girmiş tarihi bir kent. Bu kentin koruyucu bir pelerini var. Siena'nın tam ortasında yer alıyor. Sienalılar, kentin ana meydanı Piaza del Campo'da, farklı renklerde taşlarla oluşturulmuş dilimlerin birleştiği yarım ay şeklindeki (bazılarına göre deniz kabuğu) alanı "Meryem'in pelerini" olarak adlandırıyorlar. İnanca göre, bu pelerinin üzerinde durduğun sürece hiçbir kötülük sana yanaşamıyor. 

2 Şubat 2015 Pazartesi

RESNE/NİYAZİ'NİN SARAYI

 

 
 

SAHİBİNE YÂR OLMAYAN SARAY




Sahibi, bugün Makedonya sınırlarında kalan Resne’ye tutkundu. Doğup büyüdüğü evin tam karşısına sarayları andıran yepyeni bir malikâne yaptırdı. Ancak orada ne oturabildi ne çalışabildi. Çünkü bina bittiği zaman 2’nci Meşrutiyet’e adını yazdıran Osmanlı subayı Resneli Niyazi Bey öldürülmüştü.

4 Ocak 2015 Pazar

İSPANYA'DA DA VAR DISNEYLAND'DE DE



KİRLİ, 'BİT'Lİ VE GÜÇLÜ
ISABELLA'NIN ALKAZAR'I


















İspanya'da ağırlıklı olarak savunma amaçlı inşa edilen ancak güçlülüğü de simgeleyen görkemli yapılara Alkazar (Alcázar) deniyor. Kelimenin aslı Arapça'dan geliyor. El Kasr. Pek de yabancı olmadığımız bir söz. Alkazarların çoğu 14 ve 15'inci yüzyıllarda inşa edilmiş. En ünlülerinden biri Kraliçe Isabella ile Kral Ferdinand'ın yaşadıkları Madrid yakınlarında,Segovia'daki Alkazar. Hani şu bildiğimiz, Disneyland'in ya da Disney World'ün simgesi olan kuleli, sevimli çizgileriyle gözümüzün önüne gelen Cinderella'nın yani Külkedisi'nin kalesi.

6 Aralık 2014 Cumartesi

ZAANSE SCHANS/MASAL ŞEHRİ


DÜNYANIN İLK SANAYİ SİTESİ




Yeldeğirmenleri, birbirinden güzel evleri, atölyeleri ile bir masal şehir. Hollanda'ın kuzeyinde başkent Amsterdam'a bir kaç saat mesafede bir açık hava müzesi. Kimilerine göre dünyanın ilk sanayi sitesi. Adı Zaanse Schans.
Zaanse Schans, Zaandam kentine bağlı. Yılda 900 bin turist ağırlıyor. Bir zamanlar yüzlerce yeldeğirmeni bulunan bölgede, şu anda en eskisi 1574 yılından kalan iyi korunmuş birçok yeldeğirmeni ile 35 tarihi ev var. Şeker renkli evleri, yeldeğirmenleri, atölyeleri ve içinde barınan hayvanlarla, burayı dolaşırken kendinizi bir masalın içinde hissetmeniz işten bile değil. 

9 Ekim 2014 Perşembe

PRESPA/GÖLLERİN AŞKI

GÖLDEN GÖLE

GÖLDEN NEHİRE

NEHİRDEN DENİZE



Prespa Gölü (azimage.com'dan alınmıştır.)


Makedonya'daki Prespa Gölü'nün suyu bir başka göle, oradan doğan bir nehir yardımıyla da denize uzanıyor. Suyun bu yolculuğuna dair iki göle ait bir aşk hikâyesi bile var.

29 Eylül 2014 Pazartesi

SEGOVİA/ZAFER ŞEHRİ


18 YÜZYIL KENTE SU TAŞIDI

Eski şehrin dışından Segovia Sukemeri

Segovia, İspanya'nın tarihi kentlerinden biri. (Tarihi olmayan var mı?) Başkent Madrid'e bir saat uzaklıkta. Eski Kastilya Krallığı'nın izlerini taşıyor.
Segovia'nın adı Celtiberian kökenli. Kelt ağırlıklı ilk sakinleri kente Segobriga demişler. Sego “zafer” briga “kent” anlamına geliyor. Burası Zafer Kenti, yani Muzzafer şehir. Endülüs'teki hâkimiyetleri sırasında Araplar ise kenti Siqūbiyyah diye anmışlar. Dünyanın en eski ve en iyi korunmuş sukemerlerinden biri de burada. İlginç olan bu sukemerinin yaklaşık 18 yüzyıl kente su taşıması...

7 Eylül 2014 Pazar

BABAKALE / 332 YILDA BİTEN BALIKÇI BARINAĞI

LALE DEVRİ'NDE BAŞLADI 21. YÜZYILDA BİTTİ

Anadolu'nun en batı ucu Baba Burnu'nda 1679'da yapımına başlanan balıkçı barınağı 2011'de tamamlandı.
Burası Anadolu topraklarının en batı noktası, Asya'nın ucu. Baba Burnu diye okuduk kitaplarda. Oysa burada Türkiye'nin en iyi korunmuş kalelerinden biri var. Burundaki köyün adı bu nedenle Babakale. Üstelik Osmanlı'nın bu son kalesi düşmana karşı değil korsana karşı yapılmış. İşte kalenin ve balıkçı barınağının hikâyesi:

13 Ağustos 2014 Çarşamba

PİSA/PİSA'NIN ÇAPULCUSU

                       

                                                   BİZİM MAHMUT



"Bizim Mahmut", İtalya'nın dünyaca bilinen Pisa Kulesi'nin bulunduğu alanın girişindeki çoğunluğu Bangladeşli hediyelik eşya satıcılarından biri. O Pisa'nın çapulcusu.



İtalya'daki Pisa Kulesi'nin bulunduğu Piazza dei Mirocolide'nin (Mucizeler Meydanı) girişinde sıra sıra hediyelik eşya satıcıları bulunuyor. Bunlardan biri de Mahmut, Türk rehberlerin deyişiyle "Bizim Mahmut"

Mahmut engellidir ve çocuklarına bakmak zorundadır. Türkler'i de çok sever. Türk turistlere pazarlık etmeden anında indirim yapar. Rehberlerle de arası iyidir. Rehberler, misafirlerini Mahmut'a yönlendirirken, bir yandan da birbirlerine önerirler. Zamanla Mahmut'la Türkler özdeşleşir.

 

 

 

 

 

ÇARE TÜRK BAYRAĞI


Bunun üzerine diğer satıcılar da Türkler'e indirim yapmaya başlar. Mahmut ayrıcalığı öne çıksın diye bir Türk bayrağı bulur ve Türk rehberleri görür görmez bayrağı dükkânının önüne asar. Tabii ki  diğer satıcılar da birer Türk bayrağı edinirler. Türk turistler geldiğinde Piazza dei Mirocolide'nin girişi Türk bayraklarıyla donanmaya başlar.


BU KEZ ATATÜRK'LÜ BAYRAK


Mahmut, yeni bir çare aramaya başlar. Bir Türk'ün kendisine getirdiği üzerinde kalpaklı Atatürk resmi olan bayrakla yeniden öne çıkar. Bu bayrağı bulmak biraz zordur ama bir süre sonra bulanlar olur.










EN SONUNDA ÇAPULCU OLDU

Mahmut çaresizdir. Türkiye'de ise Gezi Parkı olayları gündemin baş sırasında yer almaktadır.  Gelen turistlerin dilinde "Her yer Taksim, her yer direniş" sloganı vardır. Ne olduğunu sorar. Anlatırlar. Birini köşeye çeker ve kağıda "Her yer Taksim, her yer direniş" yazdırır. Artık o Pisa'nın çapulcusudur.*






LÜZUMİ BİLGİLER

ASLINDA ÇAN KULESİ

İtalya'nın kuzeyinde, Toscana bölgesindeki Pisa Kulesi, aslında aynı adı taşıyan kentin katedralinin çan kulesi. 1372'de tamamlanan kule, bitiminin  hemen ardından, zeminin yumuşaklığı nedeniyle güneye doğru eğilmeye başlamış. Yılda milimetrenin 10'da 7'si kadar eğilen kule, sütun dizilerinden oluşuyor. Çanların bulunduğu yere ulaşmak için 294 basamak çıkmak gerekiyor. Kule ve katedralin bulunduğu meydanda, vaftizhane de var.









* Hikâye rehberden, fotoğraflar benden. Mahmut'u sorarsanız, biz görmedik. Artık işçi çalıştırıyor :)

5 Ağustos 2014 Salı

OHRİD / GUTENBERG’TEN BUGÜNE




                     M.Ö 2’NCİ YÜZYILLA 15’İNCİ YÜZYIL ARASINDA

Bu dükkânda M.Ö. 2. yüzyıldan kalma teknikle üretilen kağıtlara, 15’inci yüzyıl tekniğini kullanan makinede baskı yapılıyor.






Makedonya’nın aynı adı taşıyan gölün kenarındaki Ohrid kenti. Osmanlı döneminde camiye çevrilen ortaçağdan kalma Aya Sofya Kilisesi, M.Ö. 3’üncü yüzyıldan kalma amfitiyatro ve Çar Samuel Kalesi’nin bulunduğu tepeye çıkan yollar daracık. Öyle ki en geniş yolda bile iki otomobil karşılaşınca sorun olabiliyor. İki yanda Osmanlı-Türk mimarisiyle inşa edilen cumbalı binalar. Bir çok kişi burayı Safranbolu’ya benzetiyor. Zaten Ohrid ile Safranbolu kardeş şehir.


Sokakta  iki küçük vitrin ilgi çekiyor. Birinde el yapımı deri eşyalar, diğerinde eski görünümlü kağıtlara basılmış Ohrid konulu ya da dini sembollerin bulunduğu resimler var. Üzerinde, “Hand made paper” yazıyor. Tam adı: National Workshop for Handmade Paper “St. Kliment Ohridski” Vitrini gibi dükkan da küçük. 15-16 metrekare civarındaki atölyede bir yandan kâğıt imal edilirken, bir yandan baskı yapılıyor.